Dünya: Koskocaman Bir “Harikalar Sahili” 19 Temmuz 2006
Birkaç gündür bir reklam çalışması için fotoğraf çekimleri ile boğuşuyorduk. Kocaeli Derince Sahilinde özel olarak tasarlanmış bir alan için oluşturulacak katalog nedeniyle yapılan çekimler hayli yorucu geçti..
Bu nedenle blogda bir süreliğine yazamadım…
Derince Sahilindeki gerçekleştirilen proje aslında çocuklar için özel bir yaşam alanı yaratmayı hedeflemiş. Hayal kahramanlarının birebir boyuttaki heykelleriyle süslü olan sahil birçok sosyal tesisi de içinde barındırıyor.. Bu açıdan projeyi gerçekleştirenler bu çalışmanın Türkiye genelinde “benzersiz� olduğunu sık sık vurguluyorlardı…

Sahilin havasını bir reklamcı olarak teneffüs etmeye çalışırken uzun uzun yürüyüşler gerçekleştirdik. Gerçektende edindiğimiz izlenimler çocuklar için harikuladeydi.. Etrafta koşuşturan onlarca çocuk, daha önce televizyonlarda gördükleri masal kahramanları ile yüzleşiyor, Barni’niye sarılıyor ya da Şirinlerle fotoğraf çektiriyorlardı..
Büyük paraların harcandığı bu yatırım aslında Derince için öncelikli miydi bu tartışılır. Yaşanan onca sıkıntılara rağmen trilyonlarca liranın sahildeki mekan ve maketler için harcanması doğrusu biraz garipsenecek bir durum.. Fakat bu önemli tartışmayı bir kenara bırakarak “fayda�ya odaklandığınızda huzuru hissetmemeniz ya da çocuk cıvıltıları arasında yüzünüzdeki gülümsemeyi engellenemeniz hayli zor. Bırakın çocukları, bizim için bile mantar bir evde namaz kılmak, Şirinlerin evinde yemek yemek ve bir yel değirmeninde körfezin manzarasına doğru çaylarımızı yudumlak çok ilginç bir deneyim oldu.. Yel değirmeninin altında sahile, karşı kıyılara doğru bakarken insan gündelik yaşamdan soyutlandığını hissediyor adeta..
“Harikalar Sahili�ni gezerken özellikle dikkatimi çeken noktalardan biri de oluşturulan atmosferin suni bile olsa insanları nasıl sarıp sarmaladığı ile ilgiliydi. Adımını attığımız yeni dünya, yeni mekanlar ve özel tasarımlar büyüğünden küçüğüne her insanı bambaşka bir ruh haline büründürüyor.. Yapaylığını bile bile içinde yaşadığınız atmosferde kendinizi daha bir huzurlu, rahat ve keşmekeşlikten uzak hissediyorsunuz.. Oysaki aynı sahil o maket ve mekanlar olmadan da niteliğini koruyordu.
Benzer durumları sanırım sadece bu tür özel mekanlarda değil yaşamın her aşamasında hissediyoruz.. Yemek yediğimiz lüks bir lokantada hareketlerimize daha çok özen gösteriyor veya başka bir mekanda yeni atmosfere ayak uydurmanın yollarını arıyoruz.. Bizi kuşatan / kendisini hissetiren ne varsa üzerimizde az ya da çok mutlaka bir etki oluşturuyor.
Aslında bu durum modern kültürün günümüz bireyi üzerindeki mutlak yönlendirici etkisini de açıklıyor. Müzik zevklerinden giyimine dek her yeni trendi belirleyip standartlar yaratan “modern dünya� insanı kuşatarak bir atmosferin içinde bireyi değişmeye zorluyor… İzledikçe, gördükçe, yaşadıkça bu atmosferin sizde yarattığı değişim kendini giderek daha belirgin hale getiriyor.. Kültürel kuşatılma veya Kültürel işgal olarak da algılanan bu durum, toplumun tüm dinamiklerini kısa sürede tekrar şekillendiriyor.. Bireyler her ne kadar kendi varoluşlarına anlam kazandıran “inançlarını / fikirlerini� korusalar da zamanla yaşadığı çevre bu fikirlerin de dönüşüm geçirmesine / yumuşamasına neden oluyor. Dayatılan her yeni trend bizi bir başka “standart�a uygun yaşamaya zorluyor..
Yaşadığımız dünya kocaman bir “harikalar sahili�.. Her köşesi başka dizayn edilmiş kimisinde korku kimisinde şatafatlı öğeler hakim unsurlar olmuş.. Fakat değişmeyen tek gerçek tüm bu dünyanın çoğu kez “yapay�lıktan ibaret olması.. Düşündüğümüz, hissettiğimiz ya da giydiğimiz, yediğimiz, konuştuğumuz her şey bizim seçimimizden çok dayatılan ve zhinimize sokuşturulanlardan ibaret… Fakat ne yazık ki insanoğlu yaşadığı sanallığın büyüsüne kendisini öylesine kaptırmış ki bunu sorgulama ihtiyacı duymaktan öte “haz� almanın ya da “uyum� sağlamanın yollarını arıyor..
Oysaki kendi özgürlüğünün “varlığına anlam kazandıran ana unsur olduğunu� fark eden her birey ama özellikle Müslümanlar bu yapaylığın duvarlarını yıkmak için çaba göstermeliler.. Klişeleşmiş bu istek çok makul olsa da izlenilen yöntem çoğunlukla “sloganvari� ifadelerden ibaret olduğu için yeterince etkili olamıyor.. Oysaki gerçek ve etkili bir mücadele “maket dünya�nın sanal atmosferine alternatif oluşturmakla mümkün olabilir.. Yapaylık insanoğlunu kuşatıyor ve böylece bir dönüşüme maruz bırakıyorsa buna karşı olan her birey “gerçekliğin atmosferini inşa� etmekle kendini mükellef görmelidir.. Alternatif yaşam alanları oluşturmadıkça, dünyanın gerçek sorunlarını tam bir atmosfere dönüştüremedikçe söylediklerimiz havada kalmaya devam edecek..
Gerçekliğin sesini ve soluğunu modern bireye hissettirmeliyiz. Onu yapaylıktan kurtarmanın tek yolu sanattan savaşa, ekonomiden siyasete dek her alanda yeni bir atmosferle onu kuşatmaktan geçiyor..
(Bu arada sahilde çok güzel fotoğraflar çektik. Objektifimize takılan birkaç kareye aşağıdan ulaşabilirsiniz)










bir günde iki defa yorum iletmek nasıl anlaşılır? bilmiyorum doÄŸrusu. Ancak Lübnan’daki son geliÅŸmeleri izlemek ve mümkünse yapacağım yazılı deÄŸerlendirmeyi temellendirmek için nete girdiÄŸimde karşılaÅŸtığım manzaralar ile birkez daha dehÅŸete bürünmüştüm. “gerçek dünya”dan “sanal alem”e kan-savaÅŸ, gözyaşı ve yıkım haberleri yayılıyordu.
Çıkmadan önce tekrar imgelem.net’teki bu zihinlere esenlik sunan grafik atmosferini solumak istedim:) ve karşıma bu son yazı-günce-deÄŸini çıktı. Büyük bir zevkle okudum. Yazının konusu olan Sahil’den aktarılmış doÄŸa resimleri ve bunları süsleyen çocukların o doÄŸal ve mutlu simaları beni cezb etti. Åžuan ise karşımda iki çocuk resmi var; biri yukarıdaki resimlerde açığa çıkan neÅŸeli,sevinçli,dingin ve mutlu simalar, diÄŸeri ise Lübnan ve Filistin baÅŸta olmak üzere “üçüncü dünya”nın lanetlenmiÅŸ yerlerinden gaztelere, tv.lere dökülen, ora ile de yetinmeyip “sanala indirgenen” internete deÄŸin sıçrayan gözü yaÅŸlı, yüzünde kan izleri ve hatta en geliÅŸmiÅŸ silahlar ile tam alnından vurulmuÅŸ çocuklar!!!
Hayatın gerçeÄŸinde malesef aynı anda varolabilen bu iki yüz arasında “körelmemiÅŸ bir vicdan”ın sapnacağı durumu veya sürükleneceÄŸi karmaşık duydu yoÄŸunluÄŸunu varın siz düşünün!
Dört yanımız kan koksa, haksız ve orantısız bir savaÅŸa esir düşse ve metaya konup yeryüzünü en acımasız yöntemlerle ifsada koyulanlardan geçmese de yöremiz; şükür ki başımızı yukarı kaldırdığımızda hala da insana kararlılık ve sebat aşılayan bozulmamış masmavi bir gök de var. Arz olanca canlılık ve yeÅŸilliÄŸiyle hala da dırıyor yerli yerinde. En azından insan eli ile kirletilmiÅŸ metropolitede kirletilmemiÅŸ, yerinde duran ve içersinde huzur bulunabilinen doÄŸa parçaları da var henüz. Buna şükretmemek ve doÄŸaya bakıp da hayran olmamak mümkün deÄŸil. Öyleki, salt resimlerde bile insan zihnini farklı ufuklara açabiliyor ve esenlik sunabiliyor…
Ve sen, köreltilmiÅŸ bir kentin baÄŸrında hala da insan kalmaya kavgalı, bunun için yazı-doÄŸa-gezi ve düşünce ile kendini onarma çabasında olan yoldaÅŸ; İzmit’ten düştüğün bu notlar için binlerce teÅŸekkür!..
O yeÅŸillik, kabaran derya, masmavi gök ve çocuk gülüşlerini resmeyleyip buraya aktardığın için…
Günce tadımında serimlediÄŸin yazı arasına serpiÅŸtirdiÄŸin deÄŸiniler ve arsız “modernite”ye dair yaptığın deÄŸerli çözümlemeler de oldukça anlamlı. Kanaatimce o tespitler müstakil bir yazının/yazıların konusu olacak kadar da deÄŸerli.
Sözü daha fazla uzatmadan ve yormadan o çocukların gülüş ve saflığı ve içimdeki “öldürülmüş” çocukların oluÅŸturduÄŸu yürek yangınları ile selamlıyorum seni!
Qaeib Olan’a emanet kal…
harikalar sahili çok güzel yani daha da güzel olabilirdiyani çok güzel bir yer yani çoçuklar cok sever bizde gittik. O raya çok güzel di yani nediyim cok güzel bir yer çoçuklar icim
erişebilirlik kavramının yaygınlaşması ne güzel, çalışmalarında başarılar dilerim.
bn tütünçiftlikte oturan bir genç cim bizim sahil yeni yapılmaya başladı 60 evler diğer adıyla harikalar sahilene imreniyoruz burdan da 60 evler çok uzak arabamızda yok garibanlık işte olsun.bizim sahilde yapıluyor daha cüzel olcak
ÇOK GÜZEL RESİMLERDEN GÖRDÜMM BABAM GÖSTİR BANA MÜTİŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞMMMMİİİŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞ
murat beyin sözlerine istinaden söylüyorum;
harikalar sahilinin gereksiz olduğunu ve daha önemli şeylere yatırım yapılması gerektiğinden bahsediyorsunuz,
fakat benim bildiğim bir reklamcının anlattığı yada üzerinde gecesini gündüzüne kattığı bir tanıtım projesine öncelikle kendisinin inanması gerekmiyormu..
bu arada sahil çok güzel, fotoğraflardan anladığım kadarıyla..
fotoğraflar çooookkk güzel, orjinallerine web sitesinden ulaşabilirmiyiz ?
Muhammet Bey,
Reklamcılık her ne kadar sizin de ifade ettiÄŸiniz gibi baÅŸarısını inandırıcılığına, inandırıcılığını da reklamları düşünenlerin projeye olan inancına baÄŸlı olsa da ben sözü edilen proje “kamu yararına olduÄŸunda” böyle olamıyorum…
Kabul etmek gerekiyor ki reklamcılığın bugün ulaÅŸtığı nokta kapitalizmin arsız tüketim kültürü ile doÄŸrudan baÄŸlantılıdır. Bu nedenle “reklam” çoÄŸu kez tüm ahlaki kuralları bir kenara bırakarak muhatapta satın alma duygusunu tetiklemeye odaklıdır..
Oysaki ben bir müslüman olarak yaptıklarımı kendi iç dünyamda deÄŸerlendirirken sadece satışa odaklı düşünmek yerine ahlaki kaygılarımı hesaba katıyor, onları yaptığım iÅŸ üzerinde belirleyici hale getirmeye çalışıyorum…
Yukarıda ‘ima ettiÄŸim’ projenin -ÅŸimdilik- gereksizliÄŸi konusu da bu anlamda benim kiÅŸisel fikrimden ibarettir. Evet, Harikalar Sahili hedeflediklerini bir bir gerçekleÅŸtirmekte.. Ve elbetteki sonuçları bazında bütünüyle hatalı / boÅŸa gitmiÅŸ bir proje de deÄŸil.. Ancak bu projenin Derince için önemi hangi düzeydedir? deseniz vereceÄŸim yanıt “en öncelikli proje buydu” ÅŸeklinde olamayacaktır.. Biliyorum ki oraya aktarılan trilyonlar, yaÅŸadığımız halkın pekçok problemine deva olacak devasalıktadır.
Sevgili Yeldeğirmeni, ne yazık ki fotoğraflara ulaşabileceğiniz bir web sitesi bulunmuyor..
60 evler sahilindeki kahramanların resimlerinin daha çok olmasını isterdim
hiç beÄŸenmedim bebeklere göre bi yer bizim izmir daha iyi valla ne içki ne sigara hiç biÅŸey yok bide övmeyin birazda gençleri düşünün ya buraya geldim sosyal hayatım bitti.hem annemi hem babamı ben izmirimi özledimmmmmmmmmmmmmmmmm……..
arzu hanım, projeyi içki ve sigaranın olmayışı ile deÄŸerlendirmeniz ilginç…
birde unutmadan, aynı ip ile sadece isminizi değiştirip 3 yorum yapmanız hoş değil, diğer yorumlarınızı bu nedenle sildim, haberiniz olsun
bizim 60 evler sahili diye demiyorum ama çok güzel yani çalışanların ellerine sağlık ama gelgelelim bizim insanlar kirletiyor pisletiyor işte ama çok güzel orda gezerken çok mutlu oluyorum ve yazin aileme her haftasonu gideriz
harikalar sahili muhteşem olmuş o dinazorlar taa gölcüğün sahilinden bile gözüküyor inşallah yapılana değer verilir
valla helal olsun süper olmuÅŸ ya çok güsel sahil vede gittim çok duydum adını oralarda iÅŸim vardı görim dedim bayıldım yani tam süper olmuÅŸ herkese gider sahil bu abi……
arzu hanım siz izmir de alışmışsınız içmeye gezmeye dolaşmaya geldiniz burada bizim sahili kötülüyorsunuz ne olur herkese saygı duyun
ya bencede süper bir yer ben gittim gördüm özellikle çocuklar için kockoca bir masal dünyası bence çocuklar bu küçücük yaşlarında internet cafelerde kavga dövüş sahnelerine dalacaklarına bu gibi yerlerde hayallere dalsınlar
daha dün oradaydım adanadan kuzenimle ailesi geldi çok beğendiler adanada böle şeylerin olmadığını söylediler eee nede olsa kimin mekanııı:)):))