Sevgiyle Sarılmak Bedava 06 Ekim 2006
Blogun ilk yazısında tebliğ ile ilgili çok önemli bir püf noktayı gündemleştirmeye çalışmıştım.. Tebliğ insanları dönüştürmeyi nihai hedef olarak belirlese de aslında amaç sadece “kıvılcım üflemek�…
Ali Murat Daryal’ın tebliği tanımlamak için kullandığı bu cümle benim için tebliğin belki de en özet tanımıydı.. Gerçekten de tebliğ “hidayet�le ilgilenmez, tebliğcinin görevi muhatabının zihni dönüşümünü bütünüyle sağlamak da değildir. Tebliğ sadece ilk kıvılcımı ateşler, ilk etkileşimi oluşturur… Bilgi, deneyim ya da tecrübelerle yaşatılan bu ilk anlar ancak muhatabın olumlu bakış açılarıyla bir dönüşüm sürecine doğru evrilir..
“Kıvılcım Üfleme Sanatı� … Çok üflersen söndürür, az üflersen yanmaz…
Belki de bu nedenle “tebliğ� iletişimin en çok iz bırakan biçimini oluşturur.. Sunduklarınız, vaat ettiklerinizin gerçekte ancak bu ilk intibaların ardından değerlendirme konusu olur. Muhatabın zihin dünyasında söylediklerinizin yankı bulabilmesi ancak bu ilk aşamayı olumlu etkiler bırakarak geçmekle mümkündür..
Tüm bunlar bizi tebliğde “fark yaratan� ama içinde yaşadığınız gerçekliği ıskalamadan “yeni / orijinal� yöntemler bulmaya itmekte… Dergilerimiz, kitaplarımız, konuşmalarımız, derslerimiz yani tebliği icra ettiğimiz tüm alanları sıradanlıktan kurtarıp herkes için ilgi çekici, kuşatıcı, inandırıcı bir kimlik kazandırmak gerekiyor.
Eminim “tebliğ�i önemseyen, yaşadığı toplumun değişimi için çaba harcayan herkes işte bu orijinalliği aramakta.. “Öyle bir şey yapmalı ki insanlar bizim herkesin mutluluğu için çalıştığımızı anlasınlar� ya da “öyle bir şey yapmalı ki çevremizdekiler, arkadaşlarımız bizim samimiyetimizi yüreklerinde hissetsinler�… Samimi bir izlenim bırakmayan, karmaşık, amaçları iyi anlatılamamış tebliğ girişimlerinin hezeyanla sonuçlanacağını bilenler bu soruları en az benim kadar kendi kendilerine soruyorlardır..
“Ne yapmalı???�
Zihnim bu soruyla meÅŸgulken bugün internette rastladığım bir video tam anlamıyla “beni benden aldıâ€?. Juann Mann elinde tuttuÄŸu “Free Hugsâ€? yani “Bedava Kucak / Sevgiyle Sarılmak Bedavaâ€? pankartı ile sokaklarda dolaşıyor.. YaÅŸadığı toplumun açlık çektiÄŸi ama yalnızlaÅŸtırıldığı için paylaÅŸmaktan çekindiÄŸi “sevgi ve ÅŸefkat görmekâ€? ihtiyacını bağıra bağıra haykırıyor… Peki sonra ne mi oluyor?… Buyrun izleyin:
http://www.youtube.com/watch?v=vr3x_RRJdd4
İşte samimiyet, işte iletişimin en sıradan ama en etkili örneklerinden biri…
İnsan fıtratı çağırıldığı takdir de icabet etmeye yönelik bir dizayn içinde işliyor..
İyi Kötü çağırılan tebliğ edilen durumlarda aklın ve nefsin öngördüğü şekilde ilerliyor..
DoÄŸru olana ilerlemek ise aklı ve nefsi kontrol eden iradenin gücü sanırım…
Muhatabının açlığını yoksunluÄŸunu kavrayan bir bilinç tebliÄŸde en büyük metod sanırım…
Tebliğde sıralanacak metodları bilmek ve bunları uygulamak dileğiyle..